önce bakış açımızı değiştirmeliyiz

01 Aralık 2007 - performansi Bookmark and Share

Hatırlarsanız daha önce hayatınızdaki amalardan kurtulun diye bir yazı yayımlamıştık. Tedirgin hayata hep olumsuz baktığı için üzülüyordu ve bakış açısını değiştiren bir olaydan sonra ama bağlacından tamamen kurtuldu. Eğer sizden ondan kurtulmayı başarmışsanız şimdi tam tersini uygulayarak ama bağlacı ile neler yapabileceğimizi düşünelim. Aslında güzel konuşma dedikleri bu olsa gerek bir sözü yerinde kullanabilmek.

Kullanmayın dediğimiz bir şeyin bu sefer gücünden bahsediyoruz o halde onu güçlü kılan başka bir şey olmalı. Bıçak misali gibi elma soymak için kullandığı gibi suç aleti olarak da kullanabiliriz. O halde onu güçlü kılan şey içimizdedir yani bakış açımızıdır. Kişisel gelişim diyoruz ya hep aslında bu da bizim olaylara bakış açımızdır. İnsanın başına her türlü olay gelebilir önemli olan en kötü şeyi bile kendi lehine çekmesidir.

Bir yerde ateş çıktığında ilk başta onu söndürmeye çalışınız sonra neden çıktığını araştırınız

Durumu kendi lehimize çekmek için olayları değil sonuçları tartışarak yaparız. Mutlu olabilmek hiç üzülmemek anlamına gelmez mutlu olabilmek en kötü olayda dahi en az zararla çıkmak demektir. Bizim yapmamız gereken bir işi yaparken hatta üzücü bir durumu konuşurken bile yapıcı olabilmektir. Bu gibi durumlarda daha önce bahsi geçen bazı küçük bağlaçlar işimize çok yarayabiliyor. Kurtuluş savaşını anlatan şu cümleleri gözden geçirelim;

Biz savaşı kazandık ama çok da yara aldık.

Mangal gibi yüreğimizle düşman birlikleri ülkemizden kovmayı başardık ama çok kan kaybettik şimdi kendimizi en kısa zamanda toparlamayı da başaracağız.

Düşmanlarımız silah bakımından bizden çok güçlüydüler ama bizim inancımız galip çıktı.

Savaşın adı ne olursa olsun birlikten kuvvet doğar bizi bölmeye çalışacaklar kardeşliliğimizi bölmeye çalışacaklar ama biz öğle bir zamanda birbirimizi kollayacağız ki herkes buna şaşıracaktır.

Birinci örnekte aldığımız yara galibiyete gölge düşürüyor. İkinci örnekte birlik olunca neler yapabildiğimiz anlatmakta o yüzden savaşta kaybettiğimiz değerlere üzülmek yerine birlik olup yaralarımızı sarmamız üzerine duruluyor. Son örnekte genelde savaştan önce söylenecek örneklemedir biz kazanacağımıza inanırsak kimse bizi yenemez bizi korkutan ölüm değildir sadece kaybetmektir.

Etkili konuşabilmek için söylediğimiz sözün yerinde ve zamanında olması yeterlidir. Hiç fark ettiniz mi? altın harflerle yazılan yazılar yerinde ve zamanında söylendiği içindir ve bu sözleri söyleyen kişilerin çoğu edebiyatçı değillerdir o halde etkili konuşabilmek için süslü kelimeler kullanmaya gerek yok. Burada dini ağırlıklı olmak üzere etkili sözler bulabilirsiniz. İşin sırrı yazının başında anlatmak istediğimiz gibi bakış açısında ve en kötü olaylar karşısında bile en az zararla çıkmakta yatar.

Belki konuyla fazla alakalı değil yazıyı şu sözle bitirirken sizleri dinlemeye başlıyorum ;

Büyük insanlar fikirleri, normal insanlar olayları, küçük insanlar şahısları tartışırlar (Antalya Arkeoloji müzesinden bir alıntı)

Benzer Konular

Etiketler:, , ,

Kategori: kendini gelistirme teknikleri Yorumlara Abone ol: RSS 2.0

bu yazı için 3 kişi fikrini belirtmiş;

  1. memurdostu diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş, tebrikler…

  2. idox diyor ki:

    çok tşk ederim gerçekden güzel …

  3. mzffer diyor ki:

    @idox
    @memurdostu

    O gördüğünüz güzellik de sizin bakış açınızdır.